Gümüşhane'nin küçük bir köyünde başlayan büyük bir çevre hareketi, emekli bir imamın kararlılığı ile hayat buldu. Mehmet Yılmaz, köyünün yeşil geleceği için kendi imkânlarıyla 50 bin ağaç dikme projesiyle sadece doğayı güzelleştirmekle kalmadı, aynı zamanda topluma da ilham kaynağı oldu. Bu proje, sadece ağaç dikmenin ötesinde bir anlam taşıyor. Yılmaz, doğal güzelliklerin korunması ve iklim krizi ile mücadele etme konusundaki kararlılığıyla dikkat çekiyor.
Mehmet Yılmaz, 30 yıllık imamlık kariyerinden sonra emeklilik günlerini köyüne hizmet ederek geçirmek istedi. Emekli olduktan sonra, yaşadığı köyün doğasının giderek yok olduğunu gözlemleyen Yılmaz, bu durumu değiştirmek için harekete geçti. Doğaya olan sevgisi ve sorumluluk bilinciyle, herkesi ağaç dikmeye davet etti. İlk adımını kendi cebinden finanse ettiği 50 bin fidanla atan Yılmaz, çevresindeki insanları da bu konuda bilinçlendirmeye başladı. Ağaç dikme etkinlikleri düzenleyerek, köy halkını bu işe katmayı başardı. Onun liderliği ve azmi, köydeki gençlerin ve çocukların da doğaya olan ilgilerini artırdı.
Yılmaz’ın başlattığı bu seferberlik, yalnızca ağaç dikmekle kalmadı; aynı zamanda toplumsal bir dayanışma ortamı da oluşturdu. Gençler ve çocuklar, Yılmaz ile birlikte fidan dikme etkinliklerine katılarak hem eğlendi hem de doğada bir şeyler yapmanın hazzını yaşadı. Yılmaz, köydeki kadınlar ve çocuklar için de özel etkinlikler düzenleyerek, doğa sevgisini her yaştan bireye aktarmaya çalıştı. Bu çabalar, köy halkının birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirirken, çevreye olan duyarlılıklarını da artırdı. Bu sayede, köylerinde yeşil bir alan yaratmanın yanı sıra, toplumda dayanışma ve işbirliği ruhunu da geliştirdiler.
Mehmet Yılmaz’ın ağaçlandırma seferberliği, Gümüşhane'nin diğer köylerine de ilham verdi. Yılmaz, yerel yönetimlerle iletişim kurarak, projeye katılmak isteyen diğer köylere fidan desteği sağlamalarına yardımcı oldu. Hükümete ait orman ağaçlandırma programlarına katılarak, hem kendi köyünü hem de çevresini yeşillendirme adına adımlar attı. Yıldan yıla artan fidan dikim etkinlikleri, belirli mevsimlerde geniş katılımlarla devam ediyor. Ağaç dikme işine katılanlar, kendi elleriyle geleceğe bir şeyler bırakmanın mutluluğunu yaşıyorlar.
Bu büyük hareket, yerel halkın sadece doğayı yeşillendirmesine değil, aynı zamanda çevre bilincinin artırılmasına da büyük katkı sağlıyor. Her köyde bir Mehmet Yılmaz olsaydı, Türkiye'deki ağaç katliamı ve iklim değişikliği gibi sorunların asgariye inebileceği düşünülüyor. Emekli imamın bu çabası, sadece bir ağaçlandırma çalışması değil; aynı zamanda toplumda farkındalık yaratan, bir araya gelen insanları motive eden ve geleceğe umutla bakan bir hikâye. İnsanların doğa ile barışık bir yaşam sürdürebilmeleri için gereken imecelerin ne denli önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, Türkiye'nin dört bir yanında örnek alınması gereken bir önderlik sergiliyor.
Mehmet Yılmaz’ın hikâyesi, doğanın korunmasına ve sosyal dayanışmaya dair güçlü bir örnek sunuyor. Bu tür projelerin her birey tarafından desteklenmesi, doğanın sürdürülebilirliği adına büyük önem taşıyor. Ağaç dikmeyi gelenek haline getiren Yılmaz, bu girişimiyle her yaştan insanın doğayla iç içe olabileceğini ve doğasına sahip çıkmanın bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Umalım ki, bu tür örnekler çoğalsın ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakabilmek için herkes elini taşın altına koysun.